Anadolu Rock Sevenlerin Merkezi

Murat Kekilli Sevenlerinin Buluşma Noktası
 
TakvimGaleriAnasayfaSSSAramaKayıt OlÜye ListesiKullanıcı GruplarıRadyomuza hos geldınız tıklayın....Giriş yap

Paylaş | 
 

 Barış Manço Hayat Hikayesi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
mahmut_elmas06
Admin
Admin
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 285
Yaş : 29
Şehir : Ankara
Mood :
Tuttuğu Takım :
Cinsiyet :
Kayıt tarihi : 13/10/06

Karakter Avı
Oyun:
52/52  (52/52)

MesajKonu: Barış Manço Hayat Hikayesi   Perş. Tem. 03, 2008 9:36 am

Konya ovasında yaşayan Mançozade adlı büyük bir aile, Fatih Sultan
Mehmet'in İstanbul'u alması ile birlikte Rumeliye göç etmiş ve
Selanik'e yerleşmiştir. Birinci Dünya Savaşı'na kadar Selanik'de
yaşayan Mançozade ailesi, savaşın hayat koşullarını güçleştirmesi
nedeniyle tekrar İstanbul'a göç etmiştir. Mançozade'lerden Mehmet Abdi
bey İstanbul'da bir konağa yerleşmiş ve arkadaşının kızkardeşi olan
Nimet Hanım'la evlenmiştir. Yıllar sonra Nimet Hanım, Barış Manço'nun
"Gülpembe" şarkısının ilham kaynağı olacaktır...

Cumhuriyet devrimlerini yaşayan aile, soyadı kanunu ile birlikte
"Mançozade" olan aile adlarını değiştirerek, "Manço" soyadını alırlar.
Abdi bey ile Nimet Hanım'ın oğlu Hakkı Bey, Rikkat Uyanık ile evlenir.
Hakkı Bey ile Rikkat Hanım'ın ikinci çocuğu 2 Ocak 1943 tarihinde doğan
Mehmet Barış Manço'dur. Onlar, Barış Manço, Oktay Manço, Savaş Manço ve
İnci Manço olarak dört kardeştiler.
İkinci Dünya Savaşı'nın sonlarında doğan Barış Manço, ailesinin
savaşın bitmesine duyduğu özlem nedeniyle "Barış" isminin kendisine
verildiğini söylemektedir. Dönemin Türk Sanat Müziği sanatçısı olan
Rikkat Hanım ile Hakkı Bey, Barış 3 yaşındayken ayrılırlar. Babasının
yanında büyüyen Barış Manço'nun çocukluğu Kadıköy'de geçmiştir.
İlkokulu Gazi Mustafa Kemal İlkokulu'nda tamamlamış, daha sonra
Galatasaray Lisesi'ne devam etmiştir. 10.sınıftayken babasını kaybeden
Barış Manço, Galatasaray Lisesi'nden ayrılarak Şişli Terakki Lisesi'ne
gitmiş ve oradan mezun olmuştur.
Barış Manço, aileden gelen yetenekle 2 yaşından itibaren
şarkı söylemeye ve Ortaokul 2.sınıf öğrencisiyken de amatör olarak
müzikle uğraşmaya başlamıştır. Liseyi bitirince 20 Eylül 1963
tarihinde, önce Paris'e, oradan da Belçika'ya ağabeyi Savaş Manço'nun
yanına gider. Belçika Kraliyet Güzel Sanatlar Akademisi'nde resim,
grafik ve iç mimari okur. Lisede çok başarılı olmayan hatta müzik ve
coğrafyadan ikmale kalan Barış Manço, bu okuldan çok iyi bir derece
ile; okul birincisi olarak mezun olmuştur. Galatasaray Lisesi'nde
başlayan müzik hayatı, Belçika'da da devam etmiştir...
Manço,
1969'da yurda döndüğünde, "Dağlar Dağlar" şarkısını yaptı. Bu şarkı,
O'nun hayatında önemli bir dönüm noktası oldu. Aynı yıllarda görüntüsü
değişmekte, müziği ve kıyafetleri ile bir ekol oluşturmaya başladı.
Barış Manço, insan ilişkileri konusunda çok iyidir. Bağlantı
kuramayacağı hiçbir canlı yok denebilir. Zaten daha sonraki yıllarda da
yaptığı bir röportajında; "Kendimi, toplumla diyalog kuran bir iletişim
aracı olarak görüyorum" diyecektir.
1971 yılında askerlik yılları başlayacaktır. Askerdeki ilk ayları;
hem ani olarak askere alınması, diplomasına rağmen üniversite mezunu
olmasının tartışılması, hem de
saçlarının kesilmesi nedeniyle çok keyifli başlamadı. Askerliğini
Polatlı'da Topçu asteğmen olarak yaptı. Askerliğin son ayları ise güzel
dostluklar ve askeriyede bir dizi konserlerle üretken bir hale dönüştü.
Askerlikten sonra yine bir süre Belçika günleri araya girmektedir.
Barış Manço, sıradışı kıyafetleri, takıları, enterasan el hareketleri
ve şarkılarına çektiği klipler ile bizleri şaşırtmayı sürdürmeye devam
eder. Sanatçı, görevinin biraz da şaşırtıcı şeyler yapmak olduğuna
inanmıştı. Yıllar geçtikçe bu davranış ve biçimlerin onun özgün
kişiliği olduğunu daha iyi anlayacaktık...
Barış Manço, 18 Temmuz 1978'de Kadıköy Evlendirme Dairesi'nde Lale Çağlar (Manço) ile evlendi. Bu konuda
da topluma örnek olmayı başaran Barış Manço, evliliğinde de İstanbul
geleneğini sürdürdü. Bu evliliği, Lale Manço da 1998 yılında yaptığı
bir röportajda "Barış içinde 23 yıl" diye tanımlıyor. Çiftin evdeki
birliktelikleri, iş hayatında da devam etmiştir. Lale Manço, televizyon
programlarına yönetmen ve yapımcı olarak imzasını atar. Bu beraberliğe,
oğulları 19 Mayıs 1981'de Doğukan Hazar, 24 Temmuz 1984'de de Batıkan
Zorbey katılır. Dünya çocuklarının Barış abisi, kendi çocuklarıyla da
iyi arkadaş olduğunu söylemektedir. Yoğun iş programı çocuklarını ihmal
etmesine asla neden olmamıştır.
Çocukları için en büyük öğüdü, yaptıkları işin en iyisini severek
yapmaları gerektiğidir. Çocukları için tek kaygısının "adam gibi
adam"lık konusunda olduğunu dile getiren Barış Manço, çocuklarının
hangi mesleği yaparsalar yapsınlar, tornacı bile olabilirler ama kendi
deyimiyle onlar için "Doğukan usta, öyle bir vida sıkar ki başka türlü
sıkar" denmesini arzu ettiğini söylemektedir. O, doğu ile batının
sentezini yapmıştı. O'na göre, doğunun herşeyi kötü, batının herşeyi
iyi doğru bir kavram değildi. Oğullarına da Doğukan ve Batıkan
isimlerini koyması, doğu ve batının barış içinde olması dileğinden
kaynaklanmaktadır.
Barış Manço'ya göre, Türkiye'nin de bulunduğu konumun kesin bir
sınırlaması yoktur. Türkiye, doğudan bakıldığı zaman batıda, batıdan
bakıldığı
zaman da doğudadır. Bu konudaki duygularını ise, Japonya konserinde
20.000 Japon'un Türk bayrağı çıkartıp sallamasından televizyon
başındaki 60 milyon insanın gözyaşları içinde izlemesi gibi
heyecanlandığını ve gurur duyması ile ifade ediyor. Barış Manço yabancı
ülkelerdeki çalışmaları için yaptığı değerlendirmede, "Japonlar beni
sahiplendiler, milyonlarca Japon konserlerime geliyor, CD'lerimi
alıyor, Japonlar bende doğru birşeyler buluyor. Şarkılarımı didik didik
inceliyorlar, onlardan konferanslar hazırlayıp televizyon programları
yapıyorlar. Türkiye'de bunun onda biri yapılmadı. Belçikada ise,
onların ülkelerini tanıttığım için Liege Prensliği onur ödülü verdiler.
Törene limuzin ve dört eskort ile gittik. Belçika'nın en büyük gazetesi
birinci sayfada yarım sayfa ayırdı. Türkiye'de ise 40 yıllık sanat
yaşamımda baş sayfaya çıkamadım" gibi bir serzenişte bulunmuştu. Ne
yazık ki yıllar sonra baş sayfada bulunma nedenin "vefat" olması çok
hüzünlü bir durumdu...
Önemli olmaktan çok değerli olmayı tercih ettiğini söyleyen Barış
Manço, duygusallığı, seçtiği bir yaşam biçimi olduğunu vurgularken,
kendi deyimiyle kuzey kutbunu da asla kaybetmediğini de sözlerine
ekliyor. Manço; Rus romantikleriklerinden, Korsakof, Musolski ve
Çaykoski'den etkilenerek, evinin dekorasyonunda da romantik çağı,
19.yüzyıl sonu ile 20.yüzyılın başını yansıtan tarzı tercih etmişti.
Türkiye'deki en uzun ve en başarılı televizyon programlarını yaptı. 200'den fazla şarkısı O'na; 12 altın ve platin
albüm/kaset ödülü kazandırdı. Şarkılarının bir bölümü Yunanca,
Bulgarca, Arapça, Farsça, Japonca, İbranice, Fransızca, İngilizce ve
Flemenkçe'ye çevrildi. Her ülkede şarkıları çok sevildi. Kongo'daki
12-13 bin kişinin katıldığı konserde "Domates Biber Patlıcan"ı
söylerken, Kongoluların koro halinde şarkıya eşlik etmeleri şarkının
evrenselliği hakkında bilgi vermektedir. Bu konuya başka bir örnek de
Mısır'da yaşanmıştı. Barış Manço, Mısır Televizyonu'nda canlı yayında
Dağlar Dağlar'ı Arapça söylemişti, bu programın sonunda Mısırlılar
sokağa döküldüğü gibi, program da defalarca tekrarlanmıştı.
En büyük arzusunun ansiklopedilerde yer almak olduğunu söyleyen ve "Barış Manço Müzesi" kurmak
isteyen Manço, "20. yüzyılda yaşamış, o yüzyıla damgasını vurmaya
çalışan bir Türk'üm, 20.yüzyılın Türk müziğini yapıyorum" demektedir.
Müzik ve televizyon hayatında sayısız ödüller alan Barış Manço, 1991
yılında devlet sanatçısı ünvanı, yine aynı yıl Hacettepe Üniversitesi
onursal doktora ünvanı, Uluslararası Teknoloji Ödülü, Japonya
Uluslararası Kültür ve Barış ödülü, Belçika Krallığı Leopold II
Şövalyesi nişanı, Fransız Kültür Bakanlığı Edebiyat ve Sanat Şövalyesi
nişanı, Türkmenistan Cumhurbaşkanlığı; Türkmen Vatandaşlığı ödülleri
kazanmıştır...
Barış Manço, 1999 yılında 31 Ocak'ı 1 Şubat'a bağlayan gece,
geçirdiği kalp krizi sonucunda hayata veda etmiştir. Ancak, bu büyük
sanatçı bıraktığı eserler ile her zaman Türk Milleti'nin kalbinde
yaşayacaktır...

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Barış Manço Hayat Hikayesi
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Anadolu Rock Sevenlerin Merkezi :: SANATÇILAR :: Barış Manço-
Buraya geçin: